Küresel bakır piyasasında kısa vadeli arz sıkışıklığı endişeleri artıyor. Londra Metal Borsası'nda (LME) bir gün içinde vadeli kontratlar, bir sonraki gün vadeli kontratlara kıyasla ton başına 75 dolar primli işlem görerek, piyasadaki dalgalanmayı derinleştirdi. Bu durum, gösterge fiyatın rekor kırdığı ocak ayından bu yana görülen en yüksek fark olarak kaydedildi.
Arz sıkışıklığının temel nedenlerinden biri, Donald Trump yönetiminin bakır ithalatına yönelik olası gümrük vergileri öncesinde yüz binlerce ton bakırın ABD'ye yönlendirilmesi olarak gösteriliyor. ABD'deki yüksek fiyatların cazibesiyle devam eden sevkiyatlar, diğer bölgelerdeki depolardaki bakır stoklarını önemli ölçüde azaltıyor.
Piyasadaki bu hareketlilik, spot bakır fiyatının üç aylık kontratların ton başına 545 dolara kadar üzerine çıkmasına neden oldu. Ağustos vadeli LME kontratının yakın zamanda sona erecek olması da kısa pozisyon taşıyan yatırımcılar üzerindeki baskıyı artırarak, kısa vadeli arz sıkışıklığını daha da belirginleştiriyor.
Bakır fiyatları bu yıl %13'ün üzerinde bir yükseliş kaydetti. Veri merkezleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarından kaynaklanan talep artışına yönelik beklentiler, bu yükselişi destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Artan fiyatlar, bakır üretiminin önemli gelir kaynaklarından biri olduğu madencilik şirketlerinin kazançlarını da olumlu etkiliyor.
Ancak, arz sıkışıklığının hafifleyebileceğine dair ilk işaretler de ortaya çıktı. LME'nin küresel depolarındaki bakır stokları, 17 Haziran'dan bu yana ilk kez net bir artış gösterdi. Malezya'daki depolara eklenen 3 bin tonun üzerindeki bakır, bu artışta etkili oldu. Buna rağmen, Londra'da üç aylık bakır kontratı %0,4 düşüşle ton başına 14.101,50 dolara geriledi ve diğer baz metal fiyatları da düşüş kaydetti.











