Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediyesi Temmuz Ayı Meclis Toplantısı'nda Kayapa'ya yapılması planlanan Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi projesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Özdemir, tesis için ayrılan 185 hektarlık alanın büyüklüğünü sorgulayarak, projenin çevre, trafik ve deprem açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti ve kararın yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yaptı.
Özdemir, Nilüfer'in Bursa için taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Nilüfer'in kirlenme riski Bursa'nın kirlenme riskidir" ifadelerini kullandı. Tesisle ilgili halkın görüşünün yeterince alınmadığını ve sadece bilgilendirme toplantıları yapıldığını vurgulayan Başkan, Yenişehir Kirazlıyayla'daki benzer bir tesisin geçmişte yol açtığı kirlilik sorunlarını örnek gösterdi.
Projenin bölgeye getireceği trafik yüküne de değinen Özdemir, tesisin faaliyete geçmesiyle günde en az 500 ağır vasıtanın bölgeye giriş çıkış yapacağını ve bunun mevcut trafik sorununu daha da kötüleştireceğini ifade etti. Ayrıca, tesisin kurulmak istendiği alanın aktif bir fay hattı üzerinde yer almasının ciddi bir afet riski oluşturduğunu ve olası bir depremde büyük felaketlere yol açabileceği uyarısında bulundu.
Başkan Özdemir, uzman görüşlerine dayanarak bölgenin su geçirgenliğinin yüksek olduğunu ve herhangi bir sızıntı durumunda yeraltı suları ile çevre vadelerin geri dönülemez şekilde kirlenebileceğini belirtti. Bu risklere karşı çözüm önerileri sunan Özdemir, tesisin Karacabey sınırlarındaki Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi'ne (TEKNOSAB) taşınabileceğini, böylece şehir içi trafiğin etkilenmeyeceğini dile getirdi.
Özdemir, ayrıca tesis için planlanan alanın kırsal turizm bölgesi ilan edilerek halkın kullanımına açılmasını önerdi. Japon Seyahat Acentaları Birliği'nin dünya genelinde gezilecek 30 şehir listesinde Türkiye'den sadece Nilüfer'in yer aldığını hatırlatarak, ilçenin doğası ve kültürel değerleriyle bu potansiyeli hak ettiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda, Nilüfer halkının projeyi istemediğini belirterek, yerel yönetimlerin halkın sesine kulak vermesi gerektiğini yineledi ve kararın yeniden değerlendirilmesi çağrısını yineledi.











