Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yatırım fonları rehberinde yaptığı güncellemelerle serbest fonların tek bir hisse senedinde aşırı yoğunlaşmasının önüne geçmeyi hedefliyor. Yeni kurallar, fonların bir şirketin borsada dolaşımdaki hisselerinin ne kadarını satın alabileceğini, halka açıklık oranına göre sınırlandırıyor. Bu adım, piyasa istikrarını artırmayı ve manipülasyon riskini azaltmayı amaçlıyor.
Düzenlemeye göre, serbest fonların bir şirketin fiili dolaşımdaki hisselerinden alabileceği miktar, şirketin halka açıklık oranına bağlı olarak değişiyor. Örneğin, fiili dolaşım oranı yüzde 25'in altında olan şirketlerde fonlar, dolaşımdaki payların en fazla yüzde 8'ini alabilecekken, bu oran yüzde 75'in üzerindeki şirketlerde yüzde 2'ye düşüyor. Aynı zamanda, aynı yöneticinin yönettiği tüm fonların toplam pozisyonları için de benzer, ancak daha geniş sınırlar belirlendi.
Yoğunlaşma riskine yönelik kısıtlamalar sadece hisse senetleriyle sınırlı kalmıyor. Fon portföy değerinin yüzde 5'inden fazlasını oluşturan sermaye piyasası araçlarının toplam değeri, fon portföy değerinin yüzde 20'sini aşamayacak. Ayrıca, tek bir ihraççının borçlanma araçlarının yüzde 10'undan fazlası da portföye dahil edilemeyecek. Bu, fonların risk dağılımını daha dengeli hale getirmeyi hedefliyor.
Yeni düzenlemeler, portföy yönetim şirketlerini (PYŞ) de etkiliyor. Serbest fon ağırlığı yüksek olan PYŞ'lere ek sermaye yükümlülükleri getirildi; aylık ortalama kolektif portföy büyüklüğünün yüzde 50'sinden fazlası serbest fonlardan oluşan şirketlerin sermayelerini yüzde 10 oranında artırması gerekecek. Ayrıca, PYŞ'lerin asgari başlangıç sermayesi 250 milyon TL ile 500 milyon TL arasına yükseltildi.
SPK, fon yöneticilerinin üzerindeki yoğunlaşmayı da sınırlıyor. Bir portföy yöneticisi, serbest fonlar dahil en fazla 7 fonun portföy yönetiminde görevlendirilebilecek. Bu kural, yöneticilerin daha etkin ve odaklı bir şekilde çalışmasını sağlamayı amaçlıyor. Mevcut duruma uyum için kademeli geçiş süreleri tanındı.











