TARİHİN UNUTTUĞU 12 YAŞINDA BİR MİLLİ MÜCADELE EFSANESİ: KUVVACI İHSAN VE ULUDAĞ'A ÇIKAN ÇOCUKLAR CUMHURİYET TARİHİNDE İLK KEZ GÜNDEMDE!
Bursa, 1920 yazında tek kurşun atılmadan Yunan işgaline teslim olduğunda, TBMM kürsüsüne simsiyah bir örtü ("Puşide-i Siyah") serilmişti. Yetişkinlerin çaresizlik ve utanç içinde sessiz kaldığı o karanlık günlerde, 12 yaşındaki bir çocuk ve 10 arkadaşı tarih yazdı. İşgal komutanına bıraktıkları mektup ve Uludağ’a kaçış öyküleri, neredeyse 100 yıl sonra ilk kez gün yüzüne çıkıyor.
Bir Şehrin Üzerine Çöken Siyah Örtü ve Sessizlik
8 Temmuz 1920... Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa, Yunan kuvvetleri tarafından işgal edildi. Yunanistan Başbakanı Elefterios Venizelos'un oğlu Sofoklis Venizelos, gururla Osman Gazi Türbesi'ne girip sandukanın başında zafer pozu verirken, Ankara’daki TBMM meclis kürsüsüne utanç ve yas sembolü olarak Puşide-i Siyah (siyah örtü) çekiliyordu.
Bursa halkı, İstanbul hükümetinin yönlendirmeleriyle işgale vuruşmadan teslim olmuş; fakat kısa süre sonra bu sessizliğin kahredici utancıyla baş başa kalmıştı. Herkes ne yapacağını bilemez haldeyken, işgal karargahına ulaşan tek bir mektup, Yunan işgal kuvvetleri komutanı Sofoklis Venizelos’u adeta çılgına çevirdi.
"Biz Bu Vatanın Öz Evlatlarıyız, Öncü Birlik Olup Döneceğiz!"
İşgalden birkaç ay sonra Yunan Karargahı’na ulaştırılan mektubun üzerinde tek bir satır yazıyordu, ama etkisi bombalardan daha büyüktü:
“Bizler ki bu vatanın öz evlatlarıyız, işte gidiyoruz… Ama buraya yakında ordumuzun öncüleri olarak döneceğiz.”
İmza: Çete Reisi İhsan (Yaş: 12)
Mektubu yazan, merhum Kaymakam Hasan Seyfettin Bey’in henüz 12 yaşındaki oğlu İhsan’dı. İhsan, şehrin önde gelen ailelerinin kendisi gibi çocuk yaştaki 10 arkadaşını organize etmiş ve Yunan işgaline karşı dağa çıkma kararı almıştı. Yetişkinlerin sustuğu yerde, 11 çocuk Kuva-yı Milliye ruhunu canlandırmak için Keşiş Dağı’na (Uludağ) firar etmişti.
Belgesi Orijinal Arşivlerde: 12 Şubat 1921 "Hakimiyet-i Milliye" Gazetesi
Olayın sadece bir efsaneden ibaret olmadığını, dönemin resmi gazeteleri doğruluyor. 11-12 Şubat 1921 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayımlanan Ankara mahreçli telgrafta bu kahramanlık şöyle aktarılıyor:
Metnin Aslı (Osmanlıca Transkripsiyon):
“Bursa’da merhum kaymakam Hasan Seyfettin Bey'in 12 yaşında İhsan namındaki çocuğun teşvikiyle eşraftan on iki çocuk gidiş taife firar etmişler ve firarları esnasında Yunan kumandanlığına: «Bizler ki vatanın öz evlatlarıyız, işte gidiyoruz, buraya ordumuzun pişdarı olarak geleceğiz» mealinde bir mektup göndermişlerdir...”
Günümüz Türkçesiyle:
“Bursa'da merhum Kaymakam Hasan Seyfettin Bey'in 12 yaşındaki İhsan isimli çocuğunun teşvikiyle, şehrin önde gelen ailelerinin çocukları bir araya gelerek dağa kaçmışlardır. Kaçışları sırasında Yunan Komutanlığına 'Bizler bu vatanın öz evlatlarıyız, ordumuzun öncü birliği olarak geri döneceğiz' yazılı bir mektup bırakmışlardır. Bunun üzerine Yunan komutanı çocukların ebeveynlerini tutuklamıştır.”
Yunan Ordusunu Korkutan Çocuk Çetesi
Yunan işgal komutanlığı, 12 yaşındaki bir çocuğun önderlik ettiği bu firarın Bursa halkında büyük bir uyanış ve infial yaratacağını çok iyi biliyordu. İşgalin başından beri "sessiz" kalan Bursa halkının galeyana gelmesinden korkan Yunan ordusu, derhal İhsan ve arkadaşlarının ailelerini rehin alarak tutukladı.
12 yaşındaki İhsan ve Keşiş Dağı’nın koynuna saklanan küçük kuvvayla ilgili ne yazık ki arşivlerde daha fazla bilgi bulunmuyor. Onların Uludağ'da nasıl hayatta kaldıkları, sonrasında ne yaptıkları tarihin tozlu sayfalarında bir sır olarak kaldı. Ancak bildiğimiz tek bir şey var: Onlar, koskoca bir şehrin üzerindeki utanç bulutunu dağıtan ilk kıvılcımı çaktılar.
Unuttuğumuz Kahramanlara Borcumuz Var
Bugün Bursa’nın işgal yıllarını konuşurken hep "Puşide-i Siyah"ı, yani meclise çekilen siyah örtüyü anarız. Ama o siyah örtünün arkasında, 12 yaşında yüreği vatan sevgisiyle dolup taşan Kaymakam oğlu İhsan’ı ve Uludağ’a yürüyen o 10 çocuğu hiç konuşmadık.
Tarih kitaplarının dipnotlarında dahi geçmeyen bu 12 yaşındaki "Çete Reisi" ve arkadaşları, Türk çocuğunun bağımsızlık karakterini 100 yıl önceden tüm dünyaya kanıtlamıştı.
Rönesans Medya olarak, tarihin bu unutulan çocuk kahramanlarının aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad olsun!
Foto Galeri











