Birinci Dünya Savaşı sonrası Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından Anadolu, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmeye başlandı. Türk ordusunun cephanesi elinden alınırken, Fransızlar Adana'ya, İngilizler Urfa ve Maraş'a, İtalyanlar Antalya'ya yerleşti. 15 Mayıs 1919'da Yunan ordusunun İzmir'e çıkarmasıyla işgaller derinleşti. Bu durum karşısında Türk milleti, Kuvayımilliye ruhuyla direnişe geçti ve ya teslim olma ya da küllerinden yeniden doğma kararı aldı.
Kurtuluş Savaşı'nın önemli dönüm noktalarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesi, 1921'de Türk ordusunun savunmadan taarruza geçtiği bir zafer oldu. Mustafa Kemal Paşa'nın "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır" emriyle 22 gün 22 gece süren bu savaş, Yunan kuvvetlerinin Sakarya Irmağı'nın doğusundan temizlenmesiyle sonuçlandı. Bu zaferin ardından, düşmanı tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl süren titiz bir hazırlık dönemi başladı.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 26 Ağustos 1922 sabahı Afyonkarahisar sınırındaki Kocatepe'den Büyük Taarruz'u başlatan harekat emrini verdi. Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan taarruzda, Türk askeri hızla ilerleyerek düşman mevzilerini ele geçirdi. 27 Ağustos'ta Afyonkarahisar düşman işgalinden kurtarıldı. Taarruzun başarıyla sürdürülmesiyle, 29 Ağustos gecesi komutanlar, planın 30 Ağustos'ta kesin zaferle sonuçlandırılması konusunda hemfikir oldu.
30 Ağustos sabahı Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy'de birliklere taarruz emri verildi. Dumlupınar'da Yunan birlikleri tamamen sarılıp imha edildi ve Büyük Zafer kazanıldı. Mustafa Kemal Paşa, 1 Eylül'de yayımladığı bildiride, "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" emrini vererek Türk ordusunun ilerleyişini hızlandırdı. Bu emir doğrultusunda ilerleyen Türk ordusu, 9 Eylül'de İzmir'i düşman işgalinden kurtararak Yunan ordusunu denize döktü. Bu süreçte, Çiğiltepe'nin alınmasındaki gecikme nedeniyle görevini yerine getiremediği düşüncesiyle intihar eden 57'nci Tümen Komutanı Albay Reşat Bey'in fedakarlığı da tarihe geçti.
Büyük Önder Atatürk, 30 Ağustos 1924'te Zafertepe Çalköy'de yaptığı konuşmada, bu zaferin Türk tarihinin en önemli dönüm noktası olduğunu vurguladı. "Yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı" sözleriyle zaferin anlamını özetledi. İlk kez 1926'da Zafer Bayramı olarak kutlanmaya başlanan 30 Ağustos, her yıl yurt genelinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde çeşitli etkinliklerle coşkuyla anılmaktadır.







