Avrupa Birliği, Suriye'deki yönetim değişikliği ve istikrar çabalarının ardından, 2011 yılında askıya aldığı 1978 tarihli İş Birliği Anlaşması'nı tam kapasiteyle yeniden yürürlüğe koydu. Brüksel'den yapılan resmi açıklamada, bu kararın ikili ilişkileri güçlendirmek adına atılmış kritik bir adım olduğu vurgulandı.
Anlaşmanın yeniden aktif hale gelmesiyle birlikte, Suriye menşeli endüstriyel ürünlerin AB pazarına gümrüksüz girişi ve miktar kısıtlamalarının kaldırılması gibi 1978 anlaşmasının sağladığı avantajlar yeniden devreye girdi. Bu durum, Suriye ekonomisi için önemli bir canlanma potansiyeli taşıyor.
Bu normalleşme adımı, Ocak 2026'da Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Şam'a yaptığı ziyaret ve ardından önerdiği "Üç Sütunlu Strateji"nin bir devamı niteliğinde. Strateji, geçiş hükümetiyle doğrudan diyalog, Suriye'nin bölgesel altyapı projelerine entegrasyonu ve 2026-2027 yıllarını kapsayan 620 milyon avroluk destek fonunun serbest bırakılmasını içeriyordu.
Hürmüz Boğazı'nın İran savaşı nedeniyle kapalı kalması, Suriye'nin stratejik önemini bir kez daha ön plana çıkardı. Irak petrolünün karayolu ve boru hatlarıyla Baniyas Limanı üzerinden Akdeniz'e ulaştırılması, Avrupa'nın enerji arz güvenliği için kritik bir alternatif haline geldi. Bu gelişme, Suriye'nin bölgesel ve küresel enerji rotalarındaki konumunu pekiştiriyor.










