Küresel petrol piyasalarında hareketlilik devam ediyor. Brent ham petrolün varil fiyatı 100 dolar seviyesinin üzerinde seyrini sürdürürken, ABD ham petrolü (WTI) de benzer bir tablo çiziyor. Bu durum, yatırımcıların ve piyasa analistlerinin dikkatini Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelere çevirmesine neden oluyor.
Petrol fiyatlarındaki bu yükselişin temel nedenlerinden biri, ABD ile İran arasındaki gerilimin artması. Altı ay önce başlayan savaşın ardından iki ülke arasında deniz taşımacılığına yönelik saldırıların yoğunlaşması, arz kesintisi endişelerini körüklüyor. Ağustos başında görülen düşük seviyelerden bu yana Brent fiyatları yaklaşık yüzde 30 artış gösterdi.
İran'ın ABD'nin tanker batırma iddialarına karşılık olarak Hürmüz Boğazı yakınlarında 10 gemiye saldırdığını açıklaması ve Devrim Muhafızları'nın yeni saldırılara karşılık vereceği yönündeki tehditleri, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti. Bu durum, Basra Körfezi'nden petrol akışlarının gelecekte de kesintiye uğrayabileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor.
Ayrıca, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını artırması, Kızıldeniz üzerinden yapılan ham petrol sevkiyatlarını tehdit ediyor. Bu durum, Körfez petrol ihracatı için alternatif güzergahlar üzerindeki baskıyı artırıyor ve küresel deniz taşımacılığında belirsizlik yaratıyor.
Analistler, Hürmüz Boğazı'ndan fiilen ne kadar petrol çıktığına dair belirsizliğin ve deniz taşımacılığındaki kesintilerin fiziksel petrol piyasalarını sıkı tuttuğunu belirtiyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) de Orta Doğu'dan arzın azalması nedeniyle bu yıl ve gelecek yıla ilişkin petrol fiyat tahminlerini yukarı yönlü revize ettiğini duyurdu. Bu gelişmeler, petrol piyasalarındaki jeopolitik risk primini desteklemeye devam ediyor.








