← Tüm haberler

Bursa'nın Tarihi Evlerinde Saklı Kalan Dram: Bir Annenin En Zor Sınavı!

Milli Mücadele döneminde Bursa'da yaşanan Yunan işgali sırasında, bir anne tavan arasındaki silahları korumak için evladını feda etme noktasına geldi. Bu dramatik olay, sözlü tarih kayıtlarıyla gün yüzüne çıktı.

11 Eylül 2026 • Hakan Gönül

Bursa'da Yunan işgali sırasında, tarihi bir evin avlusunda oturan endişeli bir anne, yanında gözleri yaşlı küçük oğlu ve bir kase erik.

Bursa'nın Tarihi Evlerinde Saklı Kalan Dram: Bir Annenin En Zor Sınavı!

Milli Mücadele yıllarında Yunan işgalini yaşayan Bursa’da, tavan arasındaki silahları korumak isteyen bir annenin evladını feda etmeyi göze aldığı o anlar, sözlü tarih mülakatlarıyla yıllar sonra gün yüzüne çıktı.

Tarih kitapları genellikle cephe hatlarını, diplomatik antlaşmaları ve komutanların stratejik hamlelerini kaydeder. Ancak vatan savunmasının en ağır bedelleri, kimi zaman cephe gerisindeki evlerin taşlıklarında, annelerin kalplerinde ödenmiştir. Bursa'nın işgal yıllarına ışık tutan sarsıcı bir sözlü tarih kaydı, vatan kalmanın ne tür insanüstü fedakârlıklarla mümkün olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

"Bursa'nın Tarihi Mahalleleri" çalışması kapsamında Rahmetli Emel Çıksalın ile yapılan mülakat, eski bir Bursa evinin taşlığında yaşanan ve tüyleri ürperten bir direniş öyküsünü aktarıyor.

Sıradan Bir Masa, Tavan Arasındaki Silahlar
Anlatılanlara göre, Yunan işgali altındaki karanlık günlerde, Bursa’daki evlerden birinde sıradan bir gün yaşanmaktadır. Evin annesi taşlıkta oturmuş fasulye ayıklarken, yanında küçük oğlu oynamakta, masanın bir köşesinde ise bahçeden toplanmış taze erikler durmaktadır. Ancak bu huzurlu görüntünün arkasında büyük bir tehlike gizlidir: Evin iki büyük oğlu ve baba direniş çabaları nedeniyle tehlikeden uzak tutulmaya çalışılmakta, eve ait silahlar ise tavan arasında saklanmaktadır.

"Silah Araması Yapacağız!"
Bir anda evin kapısı çalar. Karşılarında, akıcı bir Türkçe konuşan iki Yunan askeri durmaktadır. Askerler evde silah araması yapacaklarını söyler. Soğukkanlılığını korumaya çalışan anne, evde silah olmadığını, eşi ve büyük oğullarından da günlerdir haber alamadığını ifade eder. Ancak askerler Ikna olmaz ve içeri girmekte ısrar eder.

Tam bu sırada, tehlikenin boyutundan habersiz olan küçük çocuk, çocukça bir saflıkla kaşlarını yukarı kaldırarak tavan arasını, yani silahların saklandığı yeri işaret etmeye başlar.

İki Saniyelik İnsanüstü Karar
Çocuğun hareketiyle dehşete düşen anne, o an hayatının en ağır ikilemiyle baş başa kalır. Askerlerin silahları bulması halinde eşinin ve diğer iki oğlunun idam edileceğini veya götürüleceğini bilen anne, çaresizlik içinde şu korkunç kararı verir: “Büyükleri ve kocamı kurtarmak için en küçüğünü feda etmeliyim.”

Çocuğun konuşmasını ve yeri açık etmesini engellemek isteyen anne, masadaki erikleri hızlıca küçük çocuğunun ağzına tıkar. Askerler ikna olup evden ayrılana kadar, erikleri çıkaramasın diye elini evladının ağzında sımsıkı tutar.

Taşlıklarda Saklı Kalan Sessiz Çığlıklar
Askerler evden çıkar çıkmaz hemen çocuğu ters çevirip boğazındaki erikleri çıkarırlar. Küçük çocuk nefessizlikten ölmekten son anda kurtulur. O gün belki bir çocuğun canı son raddeye kadar riske atılmıştır ancak bir ailenin ve direnişe gidecek silahların kaderi kurtulmuştur.

Bugün restore edilen tarihi Bursa evlerinin önünden geçerken, o taşlıklarda ne tür sessiz çığlıkların atıldığını ve bu toprakların hangi görünmez kahramanların fedakârlıklarıyla vatan kaldığını bir kez daha hatırlamak gerekiyor.

Foto Galeri

Haberden Kareler

Editör Masasından

Bursa İnegöl'de iş kazası sonrası hastaneye kaldırılan işçi, sağlık ekipleri tarafından sedyede taşınıyor.

Bursa İnegöl'de Feci İş Kazası: Fabrikada Başı Makineye Sıkışan İşçi Vefat Etti

Son Dakika Manşetleri