CHP'li Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, "ihaleye fesat karıştırma", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" iddialarıyla başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. 30 Temmuz'da düzenlenen operasyonda 55 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı. Beşikçioğlu, Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde yaklaşık dört saat ifade verdikten sonra Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi.
Beşikçioğlu, emniyetteki ifadesinde kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı da kabul etmediğini belirterek, "Hiçbir baskı altında kalmadan kendi hür iradem ile ifademi vermek istiyorum" dedi. İhale ve alımlara ilişkin dijital materyallerdeki tespitler sorulduğunda ise belediyenin ihalelerine katılan şirketlerle herhangi bir bağlantısının olmadığını savundu.
Soruşturmada etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan belediye çalışanı Serkan Kozan'ın iddialarına ilişkin olarak Beşikçioğlu, Kozan'ın daha önce yemekhane ücretlerini zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini öne sürdü. Beşikçioğlu, Sayıştay raporlarına konu olan bu işlemler nedeniyle Kozan'ın 2025 yılında görevden uzaklaştırıldığını ve hakkında zimmet, güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu ifade etti.
Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu tarafından hesabına gönderilen 225 bin liralık para transferini ise yurt dışı seyahatinde kredi kartı limiti sorunu yaşaması nedeniyle borç olarak aldığını ve Türkiye'ye döndüğünde ödediğini iddia etti. Konser organizasyonuyla bağlantılı rüşvet ve irtikap iddiaları kapsamında dosyaya giren ses kayıtları hakkında ise "Ses kayıtlarında başkan olarak geçen şahıs ben değilim, Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu olduğu bellidir" açıklamasını yaptı.
İfadesinin sonunda tüm suçlamaları soyut ve maddi delillerle desteklenmemiş olarak nitelendiren Beşikçioğlu, Sayıştay raporlarında ve bilirkişi raporlarında kendisine yönelik herhangi bir isnat veya suç beyan edilmediğini vurguladı. Ayrıca, iç denetim ve teftiş müdürlüklerini harekete geçirerek yapılan işlerin usulüne uygunluğunu denetlediğini ve usulsüzlük tespitinde savcılıklara başvurduğunu belirtti. Avukatları da müvekkillerinin savunmasına katıldıklarını ifade etti.











