Küresel piyasalarda euro/dolar paritesinde önemli bir hareketlilik bekleniyor. Bloomberg MLIV'de yayımlanan bir analize göre, paritenin 1,1569 seviyesindeki 100 günlük hareketli ortalamayı aşması durumunda 1,16 seviyesine yükselebileceği belirtiliyor. Bu durum, mayıs ortasından bu yana ilk kez bu seviyenin aşılması anlamına gelecek.
Bu beklentinin arkasında, ABD Merkez Bankası (Fed)'in enflasyon disiplinine yönelik endişeler ve ABD'nin Japon yeni destekleme çabalarıyla yeniden alevlenen "Amerika'yı sat" stratejisi yatıyor. Yatırımcıların ABD varlıklarından uzaklaşması, daha önce ABD Başkanı Donald Trump döneminde de gündeme gelmiş ve dolar üzerinde baskı oluşturmuştu.
Analizde, dolar karşısında güvenilir ve likit bir alternatif olarak görülen euronun bu durumdan en çok faydalanacak para birimi olduğu vurgulanıyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB), İran krizi boyunca enflasyonu hedefe döndürme konusunda kararlı bir duruş sergiledi ve faiz artışlarına hızla devam ediyor. Önümüzdeki ay da sıkılaştırma adımları atması bekleniyor.
Euro Bölgesi'nin, savaşın makroekonomik etkilerini şu ana kadar başarıyla atlattığı ve Citi'nin Euro Bölgesi Sürpriz Endeksi'nin ABD'ninkinden daha yüksek seviyede olduğu belirtiliyor. Zayıf bir tarım dışı istihdam raporunun bu farkı daha da açabileceği ifade ediliyor. Ren Nehri'ndeki düşük su seviyeleri gibi riskler olsa da, Alman sanayisinin bu duruma daha hazırlıklı olduğu düşünülüyor.
Piyasa konumlandırması açısından bakıldığında, dolar pozisyonlarının yeni zirvelere ulaştığı, eurodaki kısa pozisyonların ise kalabalık olduğu gözlemleniyor. Bu durum, euroda potansiyel bir tersine dönüş için geniş bir alan bırakıyor ve değerlenme beklentilerini destekliyor.











