İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yılın ikinci yarısında reel sektörün ekonomi yönetiminden beklentilerinin net olduğunu belirtti. Avdagiç, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi ve bunun kademeli, öngörülebilir bir faiz normalleşmesine dönüştürülmesinin önem taşıdığını ifade etti.
İlk altı ayı 'zorlandığımız ama dirençli kaldığımız bir dönem' olarak özetleyen Avdagiç, enflasyondaki düşüş eğiliminin önemli bir kazanım olduğunu ancak bunun sanayici ve ihracatçıya henüz yansımadığını dile getirdi. Avdagiç, ilk çeyrekte ekonominin yüzde 2,5 büyürken sanayinin yüzde 0,8 daraldığına dikkat çekerek, yurt içi maliyetlerle kur arasında ciddi bir makas açıldığını ve reel sektörün bu makasın kapanmasını beklediğini söyledi.
İhracatçının güçlü bir performans sergilemesine rağmen kur, iç maliyetler ve finansman üçgeninde sıkıştığını belirten İTO Başkanı, “Herkese ucuz para değil, üreten ve ihraç edene erişilebilir finansman” çağrısında bulundu. Sıkı para politikası korunurken, üretime, yatırıma ve ihracata yönelik seçici kredi kanallarının açık tutulmasının önemini vurguladı.
Avdagiç, Türkiye'nin küresel rekabette avantaj sağlaması için teşviklerin yüksek teknolojiye, AR-GE'ye, yerli ve yeşil üretime yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin (AB) tedarik zincirlerini yakın coğrafyalara kaydırma eğiliminin Türkiye için tarihi bir fırsat penceresi açtığını ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin hem Türkiye hem de AB'nin çıkarına olacağını ifade etti.
Türkiye'nin Tek Euro Ödeme Alanı'na (SEPA) katılım niyetinin de önemli bir adım olduğunu söyleyen Avdagiç, bu üyeliğin sınır ötesi euro transferlerini bir yurt içi havale hızına ve maliyetine indireceğini, bunun özellikle KOBİ'ler için doğrudan bir rekabet avantajı yaratacağını kaydetti. Bu adımın, Türkiye'nin Avrupa'nın finansal altyapısına daha derin entegrasyonu anlamına geldiğini de sözlerine ekledi.











