Geçen hafta küresel piyasalar, merkez bankalarının faiz kararları ve önemli jeopolitik gelişmelerle hareketli bir dönem geçirdi. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (AMB), politika faizlerini sabit tutma kararı alarak piyasaların beklentilerini karşıladı. Bu kararlar, küresel enflasyon ve ekonomik büyüme görünümündeki belirsizlikler ışığında alındı.
Fed, ABD-İsrail arasındaki gerilimin Orta Doğu'daki ekonomik görünüm üzerindeki etkileri ve bankadaki liderlik değişimi gölgesinde faiz oranlarını değiştirmedi. Benzer şekilde, AMB de gelişmiş ülke merkez bankalarıyla paralel bir duruş sergileyerek faizleri sabit tuttuğunu açıkladı. Bu kararlar, küresel ekonomideki yavaşlama endişelerinin devam ettiğini gösterdi.
Haftanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla OPEC ve OPEC+ koalisyonundan ayrılacağını duyurması oldu. Bu sürpriz hamle, grubun üçüncü en büyük üreticisi olan BAE'nin küresel enerji krizinin ortasında tam esneklik stratejisini benimsediğini ortaya koydu ve petrol piyasalarında yankı buldu.
Ekonomik veriler cephesinde, ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde güçlü tüketici talebiyle ivme kazanarak büyümesini sürdürdü. Öte yandan, Fitch Ratings dokuz büyük Türk bankasını kur ve takipteki kredi risklerine karşı stres testine tabi tutarak sektörün yeterli sermaye tamponlarına sahip olduğunu belirtti.
Dünya Bankası ise emtia fiyatları için zirve uyarısında bulundu. İran'daki savaşın petrol ve metaller gibi temel sanayi tedarik zincirlerini aksatmaya devam etmesi nedeniyle küresel emtia fiyatlarının bu yıl 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıkabileceği öngörüldü. Türkiye'nin altın talebi de rekor seviyeye ulaştı; Dünya Altın Konseyi verilerine göre yılın ilk çeyreğinde külçe ve sikke talebi yüzde 29 artışla 26,1 tona yükseldi.











