Küresel ekonomi, büyüme beklentileri, enflasyon baskıları ve jeopolitik risklerin karmaşık etkileşimiyle merkez bankalarını temkinli adımlar atmaya yönlendiriyor. Axa Group tarafından paylaşılan bir rapora göre, bu faktörler dünya genelindeki para politikası kararlarını şekillendiriyor ve finans piyasalarında belirsizlik yaratıyor. Özellikle petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve yapay zeka kaynaklı yatırımların enflasyonist etkileri yakından izleniyor.
ABD Merkez Bankası (Fed), eylül ayındaki toplantısında faiz oranlarını sabit tutma eğiliminde. Üçüncü çeyrekte tüketim harcamalarında yavaşlama öngörülse de, yatırımların güçlü kalması bekleniyor. Çin'de ise ikinci çeyrekte büyümenin yüzde 4,3'e gerilemesinin ardından, temmuz sonunda yapılacak Politbüro toplantısından mali teşviklerin hızlandırılması kararı çıkması piyasaların odağında.
Avrupa Merkez Bankası (AMB), Euro Bölgesi'nde ekonomik aktivitenin kademeli olarak güçlenmesine rağmen, yüksek seyreden hizmet enflasyonu nedeniyle eylül ayında son bir faiz artırımına gidebilir. İngiltere Merkez Bankası (BoE) ise, enflasyonun beklentilerin altında kalması ve iş gücü piyasasındaki yumuşama nedeniyle bu yıl faizleri değiştirmeme yönünde bir politika izleyebilir.
Japonya Merkez Bankası (BoJ) için ise durum farklı. İran kaynaklı jeopolitik gelişmelerin enflasyonu yukarı taşıması ve yenin değer kaybı, BoJ'un ekim ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımına gitme beklentisini güçlendiriyor. Asya genelinde yapay zeka yatırımlarının yayılması, Güney Kore gibi ülkelerde para politikasını sıkılaştırma eğilimini artırıyor.
Özetle, yükselen enerji fiyatları, devam eden jeopolitik riskler ve enflasyonun seyri, küresel merkez bankalarının kararlarında belirleyici rol oynamaya devam ediyor. Fed ve BoE'nin beklemede kalması beklenirken, AMB ve BoJ'un ilave faiz artırımları masada bulunuyor. Çin'in uygulayacağı teşvik politikaları ise küresel büyümenin yönü açısından kritik önem taşıyor.










