Geçtiğimiz hafta küresel piyasalar, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler, teknoloji hisselerindeki dalgalanmalar ve merkez bankalarının faiz kararlarıyla yön buldu. ABD Merkez Bankası (Fed), beklentiler doğrultusunda politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak Fed üyeleri arasındaki görüş ayrılıkları ve Başkan Kevin Warsh'ın temkinli açıklamaları, bankanın enflasyonla mücadeledeki kararlılığına dair belirsizlikleri artırdı.
ABD ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 1,5 ile beklentilerin altında büyürken, kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 3,7 arttı. Bu veriler, Fed'in faizleri daha uzun süre sabit tutabileceği iyimserliğini desteklese de, enflasyon endişeleri uzun vadeli tahvil getirilerinde yükselişe neden oldu. ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,28 ile son 19 yılın en yüksek seviyesini gördü.
Avrupa borsaları ise bilanço sezonuna ilişkin olumlu beklentilerle pozitif bir hafta geçirdi. İngiltere Merkez Bankası (BoE) da politika faizini yüzde 3,75'te sabit tutma kararı aldı. Euro Bölgesi'nde ikinci çeyrek GSYH yüzde 0,4, yıllık yüzde 1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, temmuz ayı TÜFE yıllık yüzde 2,9 artış gösterdi.
Asya borsaları teknoloji hisselerindeki dalgalanmalarla karışık bir seyir izledi. Japonya Merkez Bankası (BoJ) politika faizini yüzde 1'de sabit bırakırken, Japon yeni dolar karşısında değer kazandı. SK Hynix gibi teknoloji devlerinin bilanço beklentilerini karşılayamaması, yapay zeka talebinin geleceğine dair endişeleri beraberinde getirdi.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,48 düşüşle 13.458,10 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru yüzde 0,4 artışla 47,5280 seviyesine yükseldi. Gelecek hafta yurt içinde açıklanacak enflasyon verileri piyasaların odağında olacak. Bloomberg HT anketine göre Temmuz'da enflasyonun aylık yüzde 1,87, yıllık ise yüzde 31,86 artması bekleniyor.











