← Tüm haberler

Okul Güvenliğinde Uzman Uyarısı: Fiziksel ve Psikolojik Destek İçin İş Birliği Şart

Manisa'daki silahlı saldırı sonrası okul güvenliği ve öğrencilerin psikolojik sağlığı gündeme geldi. Uzmanlar, fiziksel güvenliğin yanı sıra psikolojik desteğin ve tüm paydaşların iş birliğinin önemini vurguluyor.

22 Eylül 2026 • Rönesans Haber

Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki silahlı saldırı, okul güvenliği ve öğrencilerin psikolojik sağlığı konularını yeniden gündeme taşıdı. İstanbul Gelişim Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, bu tür olayların sadece fiziksel değil, psikolojik travmalara da yol açtığını belirterek kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini vurguladı.

Tansel, bir öğrencinin silah sesi duyması veya ölüm tehdidi altında kalmasının dahi psikolojik travma oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle her okulun kriz ve travma sonrası psikososyal müdahale planına sahip olması gerektiğini, psikolojik danışmanlık hizmetlerinin sadece akademik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.

Öğretmenlerin, öğrencilerle günlük temasları sayesinde davranış değişikliklerini ilk fark edebilecek kişiler olduğunu belirten Tansel, ciddi davranış değişiklikleri, tehdit ifadeleri, zorbalık ve yoğun öfke gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Ancak bu belirtilerin tek başına saldırganlık anlamına gelmediğini, bilimsel risk değerlendirme yöntemlerinin esas alınması gerektiğini ekledi.

Okul güvenliğinin sadece kamera ve güvenlik personeliyle sağlanamayacağını vurgulayan Tansel, fiziksel güvenliğin yanı sıra psikolojik destek, erken uyarı sistemleri, aile iş birliği ve kurumlar arası koordinasyonun önemine değindi. Riskli durumlarda okul yönetimi, aile, sağlık ve kolluk birimleri arasında açık müdahale protokollerinin bulunması gerektiğini belirtti.

Tansel, şiddet olaylarının ardından harekete geçmek yerine önleyici ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Öğretmen ve ailelerin risk belirtileri konusunda bilinçlendirilmesi, çocukların sesinin dinlenmesi, zorbalıkla mücadele ve dijital güvenliğin artırılması gerektiğini söyledi. Çocukların yardım istemesini güvenli ve mümkün hale getirmek gerektiğini vurguladı.

Güvenli okulun sadece silahın girmediği bir yer olmadığını belirten Tansel, asıl güvenli okulun çocuğun görüldüğü, duyulduğu, desteklendiği ve kendisini ait hissettiği bir ortam olduğunu dile getirdi. Şiddeti önlemenin en etkili yolunun, riskleri ortaya çıkmadan fark etmek olduğunu sözlerine ekledi.

Editör Masasından

SOCAR Türkiye ve İTÜ Sürdürülebilirlik Sertifika Programı töreninden iki yönetici

SOCAR Türkiye ve İTÜ İş Birliğiyle Sürdürülebilirlik Sertifika Programı İlk Mezunlarını Verdi

Son Dakika Manşetleri