Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in 2024 yılında kaybolmasının ardından cansız bedeninin bulunmasıyla başlayan soruşturmada, Adli Tıp Kurumu'nun detaylı raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, genç kızın ölümüne dair önemli bulgular ve daha önce tartışma konusu olan bazı iddialara açıklık getirildi.
Kabaiş'in otopsi raporunda tespit edilen Roküronyum ve Ornidazol etken maddeleri hakkında yapılan incelemelerde, Roküronyum'un ölümünden yaklaşık bir ay önce geçirdiği ameliyat sırasında tıbbi zorunlulukla verildiği ve vücutta iki aya kadar kalabildiği belirtildi. Ornidazol'un ise enfeksiyon tedavisinde kullanılan standart bir ilaç olduğu kaydedildi. Toksikolojik incelemelerde herhangi bir zehirli maddeye rastlanmadığı ve zehirlenme bulgusunun olmadığı vurgulandı.
Adli Tıp Kurumu uzmanları, Rojin Kabaiş'in bedeninde yapılan fiziki incelemelerde dışarıdan bir travmatik etkiye veya darp izine rastlamadı. Raporda, cilt bütünlüğünün korunduğu, kafa, göğüs ve batın boşluğuna etkili herhangi bir yaralanmanın, kafatası kırığı, kafa içi kanama veya iç organ lezyonunun tespit edilmediği ifade edildi.
Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024'te annesiyle telefonla konuştuktan sonra ortadan kaybolmuş, iki hafta sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunmuştu. Soruşturma kapsamında daha önce Kabaiş'in göğüs ve vajina bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği ve bu durumun soruşturmanın seyrini değiştirdiği biliniyor.
Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla DNA profili incelemesi yapılan kişi sayısı 413'e yükseltilmiş, dosya Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'na devredilmişti. Adalet Bakanı Akın Gürlek de aileyi ziyaret ederek, olayın cinayet mi yoksa intihar mı olduğunun sonuna kadar araştırılacağını belirtmişti.











