← Tüm haberler

SÖYLEMESİ AYIP, GASTRONOMİ GELMİŞ…

Bursa'daki gastronomi festivallerinin popüler lezzetlere odaklanması yerine, şehrin bilinmeyen ve unutulmuş halk mutfağı değerlerinin öne çıkarılması, kültürel mirasın korunması ve turizmin geliştirilmesi için önemli bir fırsat sunuyor.

07 Eylül 2026 • Işık Demir

Bursa'da modern gastronomi festivali ve geleneksel halk mutfağını temsil eden yaşlı kadınlar, bilinmeyen lezzetlerin önemini vurguluyor.

SÖYLEMESİ AYIP, GASTRONOMİ GELMİŞ…

Güzel başlayan ve artık ilçelerde de popüler olan bir gastronomi festival zinciriyle ne güzel etkinlikler yapıyoruz…
Diğer şehirleri çok kıyaslamadan Bursa’yı konuşmak istiyorum.
Gastronomi bir disiplin, okulu var, dersleri var, hocaları var... Ben başka bir pencereden bakmak istiyorum bu konuya. Bunlar kendi düşüncelerim tabii ki.
Bizim kültürümüzde çok güzel bir cümle var…
söylemesi ayıp… diye başlar. Bu cümle, söylemesi ayıp köfte yedim dün, söylemesi ayıp, iskender yedik, söylemesi ayıp… diye devam eder.
Bizler de başkasının canı çekmesin, özenmesin gibi nedenlerle söylediğimiz bu cümlenin arkasından gelen yemeğin de kaydı yok işte bu yüzden. Saray mutfağı hariç. Orada her şeyin kaydı var. Kullanılan araç ve gereç dahil olmak üzere yemeğin, pişirilişinin, tarifinin her şeyinin kaydı var.
Fakat toplumda bunların kaydı yok. Bir de Türk toplumunun inançları gereği de yemeklerden çok söz edilmez. Özellikle de tasavvuf kültüründen etkilenmesi yani bir lokma bir hırka meselesinden dolayı. Bir lokma der, geçerler. İslamın da etkisiyle insanlar arasında çok lafı edilip kayda alınmamıştır.
Yakın tarihte Reşat Ekrem Koçu ile araştırılmaya başlanmış ve Süreyya Faruki de çok güzel detaylandırmış aslında bu konuları.
Günümüzde bu festivaller aslında popüler olan gastro turizmine dönük olarak yapılıyor. Lakin bildiğimiz dönerci, kumpirci, köfteci vb… panayırlarımıza dönüyor bence.
Aslında yemek kültürü Bursa’da bilinmeyenler üzerinden biraz daha farklı sunulup hikayeleştirilebilir bence.
Bursamız da özellikle İnegöl’de ve kırsal da birçok yerde yapılan benimde çok sevdiğim Tosmana nereden geldi, nasıl yapıldı muhtemel farklı bir kültürün ürünü de olabilir bilmiyorum ama araştırılmalıdır diye düşünüyorum. İtalya’nın Toscana şehrinden veya Balkan göç yollarından gelmiş olabilir. Nohuta hala eski lokantalar da sefarad göçünün etkisiyle İspanyol denmesi gibi. O şehirden ismini almış olabilir.
Yıllar önce saha araştırmalarında tattığımız ve tadını hiç unutamadığım yeşil mercimek tatlısı Keles’in bazı köylerinde hala yapılıyor. Belki yörenin kısıtlı imkanlarından dolayı pekmezle yapılmış bu tatlının tarifi ve hikayesi Bursa’nın bilinmeyen lezzetlerinin gündeminde olmalı. Yine hem Yenişehir de hem Keles de birçok yerde unutulan Saraylım isimli tatlının tarifi ve hikayesi de kayıtlardan festivallere geçirilip yaşatılmalı diye düşünüyorum.
Halk kültürümüz de böyle adı sanı duyulmamış yemeklerin, tatlılarında hikayeleri yazıldıktan sonra yaşatılmalı diye düşünüyorum. Her şey kitaplarda yazmıyor. Bu yüzden kaybolan kültürel mirasın kayda alınıp gelecek nesillere aktarılmasını önemli buluyorum. Alpagut da ki köpüklü krema helvasını da unutmayalım.
Aslında çok zengin olan Bursa halk mutfağının gastronomi festivali yerine Bursa’nın Bilinmeyen Lezzetlerinin ya da Unutulan Halk Mutfağı’nın tekrar hayata geçirileceği bir bir festivale dönüşmesi dileğiyle…
Şunu da eklemek lazım, Bursa’ya turist gelmesi için bir sebebiniz daha olur. Yani hep diyorsunuz ya Bursa’ya turist geldikten sonra ne yedirelim, ne yapalım. Asıl soru, Bursa’ya turist neden gelsin sorusuna bir cevabı eklemiş oluruz, bir hikayemiz daha olur.

Soframız Nur, Hanemiz Mamur…

Editör Masasından

Bursa İnegöl'de iş kazası sonrası hastaneye kaldırılan işçi, sağlık ekipleri tarafından sedyede taşınıyor.

Bursa İnegöl'de Feci İş Kazası: Fabrikada Başı Makineye Sıkışan İşçi Vefat Etti

Son Dakika Manşetleri