Yıl boyunca süren yoğun çalışma temposunun ardından tatil, birçok kişi için dinlenme ve yenilenme fırsatı olarak görülse de, bazıları tatil sürecinde kendilerini gergin ve yorgun hissedebiliyor. Medicana Sağlık Grubu'ndan Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Çolakoğlu, bu durumun tatili "mükemmel" geçirme baskısından kaynaklanabileceğini belirtiyor.
Çolakoğlu'na göre, tatilin her anını verimli geçirme, sürekli mutlu olma veya kısa sürede çok sayıda deneyim yaşama zorunluluğu düşüncesi, dinlenme sürecini zorlaştırıyor. Sosyal medyadaki "kusursuz tatil" paylaşımları da kişilerin kendi deneyimlerini yetersiz görmesine ve kıyaslama yapmasına yol açarak dinlenme baskısını artırıyor.
Yoğun tempoya uzun süre maruz kalan zihnin bir anda yavaşlamasının zaman aldığını vurgulayan psikolog, tatilin başlangıcında gevşemekte zorlanmanın doğal olduğunu ifade ediyor. Hiçbir şey yapmadığında suçluluk duyma veya sürekli bir şeylerle meşgul olma ihtiyacı hissetme gibi durumlar, zihnin dinlenmesini engelliyor.
Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Çolakoğlu, tatilin temel amacının mükemmel anılar biriktirmek değil, günlük yaşamın temposundan uzaklaşarak ihtiyaç duyulan molayı verebilmek olduğunu hatırlatıyor. Tatil programında esnek alanlar bırakmak, plansız zamanlara yer açmak ve işle olan bağı mümkün olduğunca azaltmak, gerçek anlamda dinlenmeye yardımcı oluyor. Dinlenmenin, hak edilmesi gereken bir ödül değil, bedenin ve zihnin temel bir ihtiyacı olduğunun altını çiziyor.










