Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunulan Çerçeve Kanun Teklifi'nin gerekçesi kamuoyuna açıklandı. Teklifin temel amacı, devletin asli görevleri arasında yer alan kamu düzeninin korunması ve toplumsal barışın güçlendirilmesi olarak belirtildi. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girilirken, Türkiye'nin güvenlik, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendiren yeni bir vizyonla geleceğe yürüdüğü ifade edildi.
Gerekçede, bu yüzyılın devletin demokratik hukuk devleti niteliğini güçlendirecek, milli birlik ve beraberliği pekiştirecek, toplumsal huzuru kalıcı hale getirecek bir vizyonu ifade ettiği vurgulandı. Terörün tamamen sona erdiği bir Türkiye'nin, güvenlik için ayrılan kaynakları eğitim, bilim, teknoloji, üretim ve sosyal kalkınmaya yönlendirebileceği, böylece ülkenin her köşesinde huzur ortamının güçleneceği ve gelecek nesillerin şiddetten uzak yaşayabileceği belirtildi.
Uzun yıllara yayılan mücadele sürecinde sadece güvenlik tedbirleriyle yetinilmediği, ekonomik, sosyal ve demokratik nitelikte çok yönlü politikaların hayata geçirildiği aktarıldı. Özellikle 2002'den itibaren temel hak ve hürriyetlerin güçlendirilmesi, devlet ile millet arasındaki bağın kuvvetlendirilmesi ve demokratik standartların yükseltilmesi amacıyla kapsamlı reformlar gerçekleştirildiği hatırlatıldı. Bu süreçte, Anayasa değişiklikleri ve diğer kanuni düzenlemelerle hukuk devleti ve demokratikleşme alanında önemli ilerlemeler kaydedildiği ifade edildi.
TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun, farklı siyasi görüşlerin ve toplumsal beklentilerin ortak bir zeminde ele alınmasına katkı sağladığı belirtildi. Teklifin, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde olmadığı açıklandı. Mevcut soruşturma ve kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin tüm hukuki sonuçlarıyla varlığını koruduğu, suçun vasfına veya ceza sorumluluğuna ilişkin bir değişiklik öngörülmediği vurgulandı.
Bu çerçevede hazırlanan teklifle, gelecekte benzer acıların yaşanmasının önlenmesi, elde edilen kazanımların kalıcı hale getirilmesi, kamu güvenliğinin daha güçlü biçimde tesis edilmesi ve ceza adalet sisteminin geliştirilmesi amaçlanıyor. Belirli şartların oluşması halinde ilgili kişilerin hukuk düzenine bağlı bireyler olarak toplumla bütünleşmesi hedefleniyor. Sürecin dinamik yapısı dikkate alınarak, uygulama sırasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar doğrultusunda ilave değişiklikler veya yeni kanuni düzenlemelerin yapılabileceği de belirtildi.










