← Tüm haberler

Yaz Sıcaklarında Su Tüketimi ve Klima Kullanımı: Uzmanlardan Kritik Uyarılar

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte doğru sıvı tüketimi ve bilinçli klima kullanımı hayati önem taşıyor. Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, susuzluk riskleri ve klimaların güvenli kullanımı hakkında önemli bilgiler verdi.

30 Temmuz 2026 • Rönesans Haber

Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel'in portresi.

Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava dalgaları, hem çevresel hem de bireysel sağlık açısından önemli riskler barındırıyor. Özellikle yaş ilerledikçe vücudun su ihtiyacı artarken, 70 yaş ve üzeri kişilerin sıcak havalarda su tüketimini artırması gerektiği vurgulanıyor. Artan sıcaklıklarla birlikte doğru sıvı tüketimi ve bilinçli klima kullanımı büyük önem kazanıyor.

Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Burak Uzel, insan vücudunun su dengesinin beyin, böbrekler ve susama hissi olmak üzere üç temel mekanizma tarafından düzenlendiğini belirtiyor. Özellikle ileri yaştaki bireylerde susuz kalma riskinin belirgin şekilde arttığını ifade eden Dr. Uzel, 70'li yaşlarda vücudun toplam su oranının yüzde 50'lere kadar düşebileceğini ve susama hissinin zayıflayabileceğini hatırlatıyor. Bu nedenle susamayı beklemeden düzenli su tüketimi hayati önem taşıyor.

Normal şartlarda günlük sıvı ihtiyacının kilogram başına yaklaşık 30 ml olduğunu belirten Uzm. Dr. Uzel, 70 kilogram ağırlığındaki bir kişinin günlük ortalama 2,1 litre sıvıya ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Bu ihtiyacın yüzde 80'inin içeceklerden, yüzde 20'sinin ise besinlerden karşılandığını ekliyor. Ancak sıcak havalarda terlemeyle birlikte su kaybı arttığı için günlük tüketimin mutlaka artırılması gerektiğini, çay, kahve ve alkol gibi diüretik etkili içeceklerin suyun yerini tutmadığını ve aksine sıvı kaybına neden olabileceğini vurguluyor.

Dr. Uzel, hava sıcaklıklarının ani yükseldiği günler, ateşli hastalıklar, aşırı terleme, ishal ve kusma gibi sıvı kaybına yol açan durumlar, uçak yolculukları ve yoğun egzersiz sonrasında su tüketiminin belirgin şekilde artırılması gerektiğini belirtiyor. Klima kullanımına da değinen Uzm. Dr. Uzel, halk arasında "klima çarpması" olarak bilinen bir hastalığın tıp literatüründe bulunmadığını, ancak klimaların ortamın nemini azaltarak ağız ve burun mukozasında kuruluğa yol açabileceğini, bunun da solunum yollarında tahrişe neden olabileceğini ifade ediyor.

Klimaların soğuk hava akımının doğrudan vücuda üflenmesinin kas ağrılarını tetikleyebileceğine dikkat çeken Dr. Uzel, özellikle kapalı ortamlarda düzenli havalandırma yapılmadığında enfeksiyon riskinin artabileceğini belirtiyor. Klima kullanılan bir ortamda enfeksiyon taşıyan birinin bulunması durumunda, virüs ve bakterilerin klima aracılığıyla dolaşımda kalarak bulaş riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor. Ancak lejyoner hastalığının ev tipi split klimalarda oldukça nadir görüldüğünü, daha çok otel ve AVM gibi büyük binalardaki merkezi sistemlerde ortaya çıkabileceğini ekliyor.

Yaz aylarında klimaların güvenli kullanımı için bazı önerilerde bulunan Uzm. Dr. Burak Uzel, filtre bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini, filtrelerde biriken küf, toz ve polenlerin alerji ve astım hastalarında şikayetleri artırabileceğini belirtiyor. Oda sıcaklığının 24-26 derece arasında tutulmasını, soğuk hava akımına doğrudan maruz kalınmamasını ve ortamın düzenli olarak havalandırılmasını tavsiye ediyor.

Editör Masasından

Artvin'de şiddetli sağanak sonrası sel sularıyla kaplanmış çamurlu bir cadde ve park halindeki araçlar.

Artvin'de Sağanak Yağışlar Sel ve Heyelanlara Yol Açtı

Son Dakika Manşetleri