← Tüm haberler

Yenidoğan Çetesi Davasında Yeni Rapor: Bebek Ölümlerinde İhmal Bağlantısı Tespit Edildi

İstanbul'da görülen 'yenidoğan çetesi' davasında, Adli Tıp Kurumu (ATK) Üçüncü Üst Kurulu tarafından hazırlanan yeni raporlar dava dosyasına eklendi. Raporlarda, bazı bebek ölümleri ile uygulanan tıbbi ihmaller arasında illiyet bağı bulunduğu belirtildi.

10 Temmuz 2026 • Rönesans Haber

Yenidoğan Çetesi Davasında Yeni Rapor: Bebek Ölümlerinde İhmal Bağlantısı Tespit Edildi

İstanbul'da 62 sanığın yargılandığı "yenidoğan çetesi" davasında önemli bir gelişme yaşandı. Bebek acil hastalarını anlaşmalı özel hastanelere sevk ederek ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları iddia edilen sanıkların davasına, Adli Tıp Kurumu (ATK) Üçüncü Üst Kurulu'nun hazırladığı yeni raporlar sunuldu. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin talebi üzerine hazırlanan bu raporlar, 10 maktul bebeğin ölüm nedenlerini ve tıbbi süreçlerdeki hataları inceliyor.

ATK raporlarında, Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet Tokluoğlu ve Kaya ailesinin ismi konulmamış bebekleri için yapılan ihmallerle ölümleri arasında doğrudan bir illiyet bağı olduğu ifade edildi. Raporlar, bu bebeklere zamanında uygun tanı ve tedavi yapılsa dahi kurtulmalarının kesin olmayabileceğini de ekledi.

Havvanur Karakoç bebeğe ilişkin raporda ise, uygun bakım, takip ve tedavinin sağlanmaması nedeniyle Dr. Dursun Eryılmaz ve Dr. İlker Gönen'in sorumlu olduğu belirtildi. Ayrıca, hemşire Çağla Durmuş'un eylemlerinin de tıp kurallarına uygun olmadığı vurgulandı. Bu ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu ve zamanında müdahale ile kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu kaydedildi. Öykü Helvacı ve Serdarova bebeklerin raporlarında da benzer şekilde tıbbi ihmallerin ölümlerle bağlantısı olduğu ve zamanında müdahale ile kurtulma ihtimalinin bulunduğu belirtildi.

Raporlar, sadece bireysel ihmalleri değil, aynı zamanda sistemik sorunları da ortaya koydu. Bebeklerin 112 sevk sistemini bypass ederek uygun olmayan koşullarda hastanelere sevk edilmesi, doktor bilgisi olmadan hemşireler tarafından order düzenlenmesi, doktorların vizit yapmaması, epikrizlerin doktor olmayan kişilerce yazılması, tıbbi kayıtlarla oynanması gibi pek çok usulsüzlük tespit edildi. Uzm. Dr. Fırat Sarı'nın da bu uygunsuz takip ve tedavi süreçlerini organize etmekten tıbben sorumlu olduğu ifade edildi.

Davanın iddianamesinde, sanık doktor Fırat Sarı'nın elebaşı olduğu suç örgütünün sevk ve idaresini Dr. İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in yaptığı belirtiliyor. Sanıklar için "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" gibi suçlardan yüzlerce yıla varan hapis cezaları talep ediliyor. Davanın sanıklarından İlker Gönen'in Antalya'da tutuklu bulunduğu cezaevinde intihar ettiği de biliniyor.

Editör Masasından

15 Temmuz'un 10. Yılında İHA'dan Anlamlı Fotoğraf Sergisi

15 Temmuz'un 10. Yılında İHA'dan Anlamlı Fotoğraf Sergisi

Son Dakika Manşetleri