Orta Doğu'da yaşanan gerilimler, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş kısıtlamaları, küresel jet yakıtı arzında ciddi daralmalara yol açtı. Bu durum, Avrupa'da jet yakıtı fiyatlarının savaş öncesine göre yaklaşık yüzde 100 artarak rekor seviyelere ulaşmasına neden oldu. Küresel ortalama jet yakıtı fiyatları da önemli ölçüde yükseldi.
Avrupa, jet yakıtı ithalatının yaklaşık yüzde 50'sini Körfez bölgesinden karşılarken, yaşanan aksaklıklar havayolu şirketlerinin maliyetlerini artırdı ve yaz sezonu uçuşları için risk uyarılarını gündeme getirdi. Bu gelişmeler, Avrupa ülkelerini Orta Doğu kaynaklı arz risklerine karşı alternatif tedarik arayışına itti.
Bu arayışta, net jet yakıtı ihracatçısı konumunda bulunan ABD öne çıkıyor. Kpler verilerine göre, ABD'nin petrol ürünleri ihracatı mart ayında yüzde 20'nin üzerinde artarak günlük yaklaşık 3,11 milyon varile ulaştı ve 2017'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Uzmanlar, ABD'nin küresel ölçekte en büyük rafine ürün üreticilerinden biri olması nedeniyle bu durumdan faydalanabileceğini belirtiyor.
Ancak, ABD ile İran arasındaki ateşkesin jet yakıtı maliyetleri üzerindeki etkisinin kısa vadede sınırlı kalacağı öngörülüyor. Güvenlik endişeleri, hasar gören altyapı ve eriyen jet yakıtı stokları nedeniyle arzın toparlanmasının aylar sürebileceği ifade ediliyor. Bu durum, jet yakıtı fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesine neden olabilir ve uluslararası seyahatler üzerinde baskı yaratabilir.










