Bursa, deniz, tarih, termal ve kış turizmi gibi geniş bir potansiyele sahip olmasına rağmen, bu zenginlikleri yeterince değerlendiremiyor. Şehir, büyük kentlerin yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenler için doğa turizmi alanında yeni bir fırsat arayışında.
Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşuna tanıklık eden Bursa, Orhan Gazi'nin yaptırdığı Orhan Camii ve Külliyesi ile Bey Hanı gibi tarihi yapılara ev sahipliği yapıyor. Koza Han gibi dünyanın ilk alışveriş merkezlerinden biri de burada bulunuyor. Ancak bu tarihi ve kültürel mirasın tanıtımında eksiklikler yaşanıyor.
Geçmişte Tophane'deki Kale Sokak'ta Osmanlı evlerinin restorasyonu gibi örnek çalışmalar yapılsa da, bu potansiyel Eskişehir gibi şehirler kadar iyi pazarlanamadı. İznik ve Uluabat gibi binlerce yıllık geçmişe sahip bölgelerden de yeterince faydalanılamadı.
Bir zamanlar termal turizmde öncü olan Bursa, pansiyonculuk geleneğini sürdüremedi ve bu alandaki liderliğini kaybetti. Kayak turizminde akla ilk gelen Uludağ da benzer şekilde diğer merkezlere kaptırıldı.
Günümüzde ise Bursa'nın önünde yeni bir turizm fırsatı olarak doğa turizmi öne çıkıyor. Şehir, doğal çeşitliliğiyle büyük şehirlerde bunalanlar için cazip bir alternatif sunuyor. Resmi kurumlar, turizm kuruluşları ve sivil toplum örgütleri, bu alanda yeni rotalar ve projeler geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bu yeni yaklaşımın, Bursa turizmi için önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.











