İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, ülkenin nükleer materyallerinin egemenlik sınırları dışına çıkarılmasını yasaklayan önemli bir genelge yayımladı. Reuters'a konuşan üst düzey İranlı kaynaklarca doğrulanan bu stratejik direktif, ABD ile Tahran arasında beş hafta önce sağlanan kırılgan ateşkesin ardından nihai bir barış paktı imzalanması için yürütülen diplomatik süreci sekteye uğrattı.
Söz konusu yasak, özellikle yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stokunun Rusya'ya transfer edilmesi veya Birleşmiş Milletler nükleer gözlemcisi IAEA kontrolünde ülke dışına çıkarılması olasılığını ortadan kaldırıyor. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump'ın barış için masaya koyduğu beş temel şarttan ilki olan uranyumun ABD veya güvenli bir üçüncü ülkeye teslim edilmesi maddesini fiilen geçersiz kıldı.
İranlı bürokratlar, nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması halinde ABD ve İsrail'in gelecekte yeni bir hava harekatı düzenlemek konusunda daha cesur davranabileceğine inanıyor. Bu endişe, Hamaney'in kararının temel gerekçelerinden biri olarak gösteriliyor.
ABD Başkanı Trump, Tahran'ın uranyum zenginleştirmeyi kalıcı olarak durdurmaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki abluka kontrolünü tamamen bırakmaması halinde İran nükleer tesislerine yönelik yeni bir hava bombardımanı başlatabileceği tehdidinde bulunmuştu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise bu tehditlere sert yanıt vererek, saldırganlığın tekrarlanması durumunda bölgesel savaşın Orta Doğu sınırlarının ötesine taşınacağı uyarısında bulundu.






