Küresel enerji piyasalarında yaşanan son gelişmeler, Morgan Stanley analistlerinin dikkatini çekti. Analistler, mevcut durumda petrol piyasasının zorlu bir süreçten geçtiğini ancak bir çöküş yaşanmadığını ifade etti. Bu durumun, piyasanın farklı bölümlerinin aciliyet, arz sıkıntısı ve beklenen süreklilik gibi faktörleri farklı şekillerde fiyatlandırmasından kaynaklandığı belirtildi.
ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimler, enerji akışı için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kapanma riskini gündeme getirdi. Bu durum, küresel ham petrol piyasasında ciddi bir dalgalanmaya yol açtı. Uzun süreli bir aksama endişesi, özellikle Asyalı alıcıları alternatif kaynaklara yönlendirerek Avrupa ve ABD'den gelen kargolara olan ilgiyi artırdı.
Fiziki talepteki bu artış, vadeli işlem piyasalarındaki yükselişi geride bıraktı. Paskalya hafta sonu öncesinde, Kuzey Denizi sevkiyatlarını takip eden ve küresel bir gösterge olan Dated Brent petrol fiyatı, 2008'den bu yana en yüksek seviye olan 140 doların üzerine çıktı. Aynı dönemde vadeli işlemler de yükseldi ancak fiziki piyasadaki kadar hızlı bir artış göstermedi; Haziran vadeli kontratları 111 dolar civarında seyretti.
Morgan Stanley analistleri, vadeli Brent petrolünün daha geniş kompleksin fiziki dayanağı olduğunu, vadeli işlemlerin ise daha likit bir finansal katman olduğunu vurguladı. İki fiyatın birbiriyle ilişkili olmasına rağmen aynı olmadığını belirten analistler, piyasadaki stresin öncelikle göstergenin fiziksel sorunlara en yakın kısmında ortaya çıktığını ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, belirli şartların yerine getirilmemesi halinde İran'ın altyapılarını hedef alma ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını önceliklendirme tehditleri, Brent petrol vadeli işlemlerindeki yükselişi daha da tetikledi. Bu gelişmeler, piyasadaki belirsizliği artırarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.











