Nymphelerin Gözyaşları: Bursa’nın Buharlı Sırrı
Antik dönemde Bursa ve çevresi, Mysia ile Bithynia arasında kalan kutsal bir geçiş bölgesiydi. Özellikle bugünkü Çekirge çevresi, Romalılar ve Bizanslılar tarafından “kral kaplıcaları” olarak görülüyordu. Antik kaynaklarda bölgenin “Pythia Kaplıcaları” ve “Thermae Basilicea” yani “Kraliyet Hamamları” olarak anıldığı aktarılır.
İşte tam burada, halk arasında fısıldanan eski bir söylence doğdu…
Derler ki Uludağ’ın eteklerinde yaşayan su perileri — yani Nympheler — geceleri ay ışığında bu sıcak sularda yıkanırdı.
Bu periler sıradan varlıklar değildi. Onlar toprağın damarlarında dolaşan suyun ruhlarıydı.
İçlerinden biri, insanların dünyasına âşık olur.
Bazı anlatılarda bu kişi bir Bitinya prensi…
Bazılarında ise savaştan dönen genç bir askerdi.
Fakat ölümlü ile ölümsüzün aşkı uzun sürmez.
Genç adam hastalanır.
Peri kız, onu kurtarmak için tanrılara yalvarır ama cevap alamaz. Bunun üzerine günlerce ağlar.
Söylenene göre gözyaşları toprağın içine işler, yer altındaki ateşle birleşir ve bugünkü sıcak şifalı sulara dönüşür.
Bu yüzden Bursa kaplıcalarının suyu hem yakıcıdır…
Hem de iyileştirici.
Çünkü içinde bir aşkın acısı vardır.
Bitinya Soylularının Gizli İnancı
Antik Bithynia döneminde sıcak su kaynaklarının yalnızca sağlık için değil, ruhsal arınma için de kullanıldığı düşünülüyor. Özellikle kadınların bu sularda yıkanarak gençlik ve güzellik kazandığına dair inanışlar oldukça yaygındı.
Nymphe kültü, Anadolu’nun birçok bölgesinde görülen eski bir gelenekti. Kaynak suları, mağaralar ve orman içleri çoğu zaman bu yarı ilahi kadın ruhlarla ilişkilendirilirdi. Mysia bölgesindeki “Mysian Nymphs” anlatıları da bunun önemli örneklerinden biridir.
Bu nedenle Bursa’daki termal suların da sıradan jeolojik oluşumlar değil, “kutsal armağan” olduğuna inanılması şaşırtıcı değildir.
Özellikle Çekirge çevresindeki kaynakların Roma döneminden itibaren yoğun biçimde kullanıldığı; İmparator Traianus, Hadrianus ve Justinianus dönemlerinde bölgede hamam yapıları inşa edildiği bilinmektedir.
Yani bugün insanların “şifa” için geldiği bu suların geçmişi yaklaşık iki bin yıl öncesine uzanıyor.
Çelikli Su ve Sonsuz Gençlik Söylencesi
Halk arasında “Çelikli Su” adı verilen Çekirge kaynakları, yüzyıllarca olağanüstü özelliklerle anıldı.
Suyun içerisindeki mineraller nedeniyle insanların kendini daha dinç hissettiği gözlemlenince, zamanla efsaneler büyüdü.
Bazı Osmanlı anlatılarında yaşlı kadınların bu sularda yıkandıktan sonra gençleştiği…
Bazı Bizans rivayetlerinde ise savaş yaralarının hızla iyileştiği anlatılır.
Belki de bu yüzden Bursa, tarih boyunca yalnızca bir şehir değil; bir “şifa merkezi” olarak görüldü.
Bursa Gündem
Nymphelerin Gözyaşları: Bursa’nın Buharlı Sırrı
Bursa kaplıcalarının şifalı suları, antik bir Nymphe efsanesine dayanıyor. Ölümlü aşkının acısıyla ağlayan perinin gözyaşları, yer altı ateşiyle birleşerek bu sıcak suları oluşturmuş. Bu sular hem yakıcı hem de iyileştirici.

Editör Masasından
Son Dakika Manşetleri

Kılıçdaroğlu Salı Günü CHP Grup Toplantısında Konuşacak

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan Davasında İddianame Kabul Edildi: 263 Yıla Kadar Hapis İstemi

Müdür Yardımcısını Tehdit Eden Öğrenciye Mahkemeden Karar: Okul Değişikliği ve Rehabilitasyon

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya'da Türkiye'nin Küresel Rolünü Vurguladı

Adana'da Emekli Polis Oğlunu Öldürdü: Olay Yerinde Teslim Oldu





