Sıkıntılı geçen 2025 yılının ardından 2026'ya pozitif beklentilerle giren finans piyasaları, yılın ilk iki ayında önemli bir yükseliş trendi yakaladı. Enflasyonun düşüş patikasına girmesi ve yıl sonu beklentilerinin yüzde 22-23 seviyelerine gerilemesi, yatırımcılar için olumlu bir zemin hazırladı.
Ancak Şubat ayının sonunda başlayan jeopolitik gerilimler, piyasalardaki tüm olumlu havayı dağıttı. Belirsizlik ortamının yeniden hakim olmasıyla birlikte hem hisse senedi piyasasında hem de tahvil/bono piyasasında sert satışlar yaşandı. Bu durum, borsada başlayan rallinin sona ermesine yol açtı.
Ekonomik göstergeler de bu süreçte dalgalı bir seyir izledi. Enflasyondaki gerilemeye paralel olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirimlerine ara vermesi, tahvil faizlerinin yükselmesine neden oldu. Bu gelişme, özellikle banka hisseleri üzerinde baskı oluşturarak borsada sert düşüşleri tetikledi.
Yabancı yatırımcı hareketleri de piyasalardaki bu iki yönlü seyri net bir şekilde ortaya koydu. Yılın ilk iki ayında tahvil/bono ve borsaya 8 milyar doların üzerinde alım yapan yabancı yatırımcılar, Mart ayında jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte yaklaşık 8,4 milyar dolarlık net satış gerçekleştirdi.











