DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Fatih Şener, Bloomberg HT yayınında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin lojistik altyapısının en önemli sorunlarından birinin sınır kapılarındaki yetersiz kapasite olduğunu vurguladı. Şener, mevcut geçiş hızının ülkenin ihracat hedeflerini desteklemekte yetersiz kaldığını ve bu durumun acil yatırım gerektirdiğini ifade etti.
Şener, Kapıkule, Hamzabey ve Gürbulak gibi önemli kapılardan günlük maksimum 500 araç çıkışı yapılabildiğini, Habur'dan ise 2 bin 200 araca izin verildiğini belirtti. Özellikle İran sınırındaki kapasitenin artırılması gerektiğini söyleyen Şener, bu hattaki geçiş hızının Irak seviyesine yaklaştırılmasının dış ticaret açısından büyük kazanımlar sağlayacağını dile getirdi. Kapıkule'nin yanına yeni bir kapı yapılması için çalışmaların başladığı da aktarıldı.
Sınır kapılarındaki yoğunluk, lojistik maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Şener'in açıklamalarına göre, TIR'lar çıkış yapabilmek için 2-3 gün beklemek zorunda kalıyor; Türkiye tarafında zaman zaman 4 ila 5 bin araçlık kuyruklar oluşabiliyor. Bu durum, ihracatçıların teslim sürelerini uzatırken, taşıma maliyetlerini de önemli ölçüde artırıyor.
Jeopolitik risklerin de lojistik sektöründeki fiyatlamaları hızla değiştirdiğine dikkat çekildi. Son dönemde yaşanan ABD-İsrail-İran geriliminin uluslararası taşımacılık maliyetlerini yüzde 100'e varan oranlarda artırdığı belirtildi. Hürmüz Boğazı'ndaki tansiyonun düşmesine rağmen, artan maliyetler Orta Koridor gibi alternatif taşımacılık güzergahlarının önemini koruduğunu gösteriyor.
Türkiye ile İran arasında planlanan yeni sınır kapısı yatırımlarının hayata geçirilmesi, bölgedeki taşıma kapasitesini önemli ölçüde artırabilir. Bu tür yatırımlar, hem ihracat hem de transit taşımacılık açısından Türkiye'nin rekabet gücüne büyük katkı sağlayacak ve lojistik sektöründeki darboğazları gidermeye yardımcı olacaktır.











