Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen, Bloomberg HT'deki açıklamasında Türkiye'nin dünya bal üretiminde ikinci, kovan sayısında ise üçüncü sırada yer aldığını vurguladı. Sezen, bu önemli konuma rağmen Türkiye'nin yıllık bal üretiminin yaklaşık 96 bin 500 ton civarında olduğunu ve bu üretimin yalnızca yüzde 10'unun ihraç edilebildiğini dile getirdi. Bu durum, sektördeki verimlilik ve ihracat potansiyelinin tam olarak değerlendirilemediğini gösteriyor.
Türkiye'de yaklaşık 100 bin arıcı ailesi ve 9 milyon arı kolonisi bulunuyor. Ancak, gezici arıcılık sisteminin yaygın olması ve arıcıların nektar kapasitesini bilmeden rotalar belirlemesi, verimlilik sorunlarını beraberinde getiriyor. Can Sezen, arıcılık sektöründe teknolojik altyapının geliştirilmesi ve arıcılara yönelik eğitim ve motivasyon desteği sağlanması gerektiğini ifade etti.
İhracatın artırılması için katma değerli ürünlerin üretimine odaklanılması gerektiği belirtildi. Polen, propolis ve arı sütü gibi ürünlerin büyük bir kısmının halen ithal edildiğine dikkat çeken Sezen, bu ürünlerin yurt içinde üretiminin artırılmasıyla küresel rekabet gücünün yükseleceğini söyledi. Ayrıca, ürün bazlı teşviklerin de sektör için önemli olduğu vurgulandı.
Bal piyasasında taklit ve tağşiş sorununun devam ettiğini belirten Sezen, tüm ürünlerin akredite laboratuvarlarda analiz edildiğini ve taklit yapan markaların kamuoyuna açıklandığını ifade etti. Ekim 2024'ten bu yana yaklaşık 200 bal markasının bu nedenle ifşa edildiğini belirten Sezen, tüketicilerin güvenli ürüne erişimi için denetimlerin sürmesi gerektiğini vurguladı.
Sektördeki Ar-Ge çalışmalarına da değinen Can Sezen, Türkiye'de ilk kez krem ve toz bal ürettiklerini ve yıllık cirolarının yüzde 2'sini Ar-Ge faaliyetlerine ayırdıklarını aktardı. Ayrıca, 'Yaşasın Arılar' adıyla yeni bir departman kurduklarını ve arıların korunması için dünyanın en büyük arı otelini açmayı hedeflediklerini, bu projenin Guinness Rekorlar Kitabı'na girmesini amaçladıklarını sözlerine ekledi.










