BEŞİNCİ MAKAM CAMİ-İ KEBİR (ULU CAMİ)
Gazzizâde Seyyid Abdüllatif Efendi(1779-1831) yazmış olduğu HULASATÜ’L-VEFEYAT adlı eserinde Ulu Cami (Cami-i Kebir)’den şöyle bahseder;
“Önde gelen sufilere göre burası “beşinci makamdır”. Bunlar sırasıyla Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Kuds-i Şerif, Cami-i Emeviyye ve Cami-i Kebir’dir. Cami minberinin sağ tarafında bir yeşil renkli “vav” harfi var. Kırk gün sabah namazını orda eda eden kişi, Hz. Hızır’la buluşur derler. Bu yaygın bir inanıştır. Mahfel ile şadırvan arasında yedi kandil bulunur. Ekseriya yediler tabir olunan abdal-ı seb’a (yedi aptal) orada toplanırlarmış.”
“Cami minarelerinden birinin iki yolu vardır. Birinden çıkan diğerini göremez. Acayip bir san’attır. Cami’nin sağ tarafında bulunan bu minareyi Yavuz Sultan Selim hazretleri Haremeyn (Mekke ve Medine) fethine teşriflerinde yaptırmıştır. Yine Yavuz Sultan Selim, cami civarında Şengül isimli hamamın yapımına emir buyurup adı geçen minarenin masraflarına vakıf buyurdular. Diğer vakıflarının masrafları Haremeyn sandığından verilirdi.”
HULASATÜ’L-VEFEYAT (Bursa’da Medfun Meşayihin Kısa Hayatı)











