← Tüm haberler

Emirsultan Bâyezîd'a nasıl damat oldu

Yıldırım Bayezid'in kızı Hundi Fatıma'nın rüyasıyla başlayan, Emir Sultan'ın 40 deve yükü altın talebini mucizevi şekilde karşılaması ve Bayezid'in geçmişteki gizemli kurtarıcısı olmasıyla gerçekleşen evliliğin hikayesi.

05 Mayıs 2026 • Rönesans Haber

Bursa'daki tarihi Emir Sultan Camii ve Külliyesi'nin avlusundan genel görünüm. Kubbeli ana yapı, kemerli revaklar ve şadırvan.

Emirsultan Bâyezîd'a nasıl damat oldu
Rivayet odur ki:
Yıldırım Bayezid’in Hundi Fatıma adında bir kızı vardır. Bu kızcağız bir gece rüyasında Efendimizi görür. Ondan Muhammed Buhari ile evlenmesi istenir. Ama kızcağız kimseye bir şey söyleyemez. Ertesi gün Server-i Kâinat yine rüyasını şereflendirir ve “Eğer ahirette şefaatime kavuşmak istiyorsan dinle beni!” buyurur.
Çok geçmez. Bir gün Emir Sultan dünür yollar saraya. Yıldırım Bâyezîd, bu sırada Edirne'dedir. Valide Sultan dudak büker; “Söyleyin ona kırk deve yükü altın getirsin, alsın kızımı!” der.
Emir Sultan, “göndersin develeri” diye cevap verir. Böyle fakir bir dervişin, kırk deve yükü altını nasıl vereceğine inanamazlar. Yine de gönderirler kırk deveyi. Emir Sultan, deveci başını hiç dolandırmadan Nilüfer çayına götürür. Su yatağındaki çakılları göstererek “doldurun” der. “
Devecilerden bazıları “bunda bir hikmet olmalı” der, bazısı inanmaz güler. Çakıl taşlarını heybelere doldururlar. Kervan saraya girince, heybeler ters yüz edilir. Zemini altın kaplar. Valide sultan şaşırmanın ötesinde korkar. Şimdi diyecek tek sözü vardır: “Nasıl istiyorsan öyle olsun!”
Yıldırım Bâyezîd, bu sırada Edirne'dedir. Kendi onayı alınmadan gerçekleşen bu evlilik haberi Edirne'ye ulaşınca, çok öfkelenen Bâyezîd, Kapıkulu askerlerinden kırk askeri Emir Sultan'ın ve Hundî Hâtun'un başlarını getirmesi için Bursa'ya gönderir. Valide Sultan kızına ve damadına siper olur. Dahası büyük âlim Molla Fenari araya girer, askeri ikna eder. Hatta sarılır kaleme, padişaha bir mektup yazar.
Aradan günler geçtikten sonra Bursa'ya dönen sultanı karşılayanlar arasında Emir Sultan da vardır. Yıldırım Bâyezîd, onunla selâmlaşınca çok şaşırır çünkü bu genci daha önce iki defa görmüştür.
Emirsultan ilk kez Bâyezîd Macarlarla savaşırken yaralandığında karşısına çıkmıştır. Bu genç kolundaki yarayı sarar, kesik derindir, fakat öyle bir tedavi uygular ki; tutkalla yapıştırılmışçasına hızla iyileşir, izi bile kalmaz.
İkinci olarak Bâyezîd Niğbolu Kalesi’ne girmek için uğraşırken, kalenin kapılarını açıp buyur eden kişi yine bu esrarengiz gençtir.
Yıldırım Bâyezîd atından inerek onunla kucaklaşır.

Editör Masasından

Hümâ Hatun'un Bursa Muradiye'deki Hatuniye Türbesi'nde bulunan sandukası ve iç mekanı.

HÜMÂ HATUN

Son Dakika Manşetleri