ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptığı açıklamada İran'ın nükleer denetimleri "sonsuz süreyle" kabul ettiğini duyurdu. Ancak Tahran yönetimi, müzakerelerde böyle bir taviz verilmediğini belirterek bu açıklamayı yalanladı. Bu çelişkili durum, iki ülke arasındaki hassas barış anlaşmasının geleceğine dair endişeleri artırdı.
Geçtiğimiz hafta İsviçre'de sona eren ilk tur görüşmelerin ardından da taraflar arasında önemli konularda farklı açıklamalar yapılmıştı. İran'a sağlanacak mali teşvikler, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü ve İsrail'in Lübnan'daki faaliyetleri gibi başlıklar, bu farklı anlatımların odak noktalarını oluşturdu.
Tüm bu çelişkilere rağmen Başkan Trump, İran ile müzakerelerin iyi gittiğini ifade etti. Pennsylvania'daki bir mitingde "Oldukça iyi anlaşıyoruz" diyen Trump, ABD'nin ayrıca İran'ın Dünya Kupası futbol takımına yönelik seyahat kısıtlamalarını da gevşettiğini belirtti.
Öte yandan, ABD içinde savaşa yönelik kamuoyu desteği zayıflarken, Trump'ın kendi partisinden de muhalefet yükseldi. Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato, büyük ölçüde sembolik nitelik taşıyan bir adımla savaşı durdurma yönünde oy kullandı. Bu karar, Trump'ın partisindeki görüş ayrılıklarını gözler önüne serdi.
Senato'da 50'ye karşı 48 oyla kabul edilen bu karar, Temsilciler Meclisi'nin daha önce onayladığı tasarıya destek verdi. Bu oylama, kamuoyunda destek görmeyen çatışmaya ilişkin, Trump'ın kendi Cumhuriyetçi tabanında bile artan rahatsızlığı yansıttı. Ancak bu oylamaların çatışmanın gidişatını nasıl etkileyeceği henüz netlik kazanmadı.











