Geçen hafta küresel piyasalar, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin etkisi altında kaldı. Ekonomi yönetimlerinden gelen açıklamalar ve açıklanan veriler, hem Türkiye hem de dünya genelinde piyasaların ana gündem maddelerini oluşturdu. Para politikası kararları, kredi derecelendirme notları ve finansal göstergelerdeki hareketlilikler dikkatle takip edildi.
Türkiye ekonomisinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklamaları önemli yer tuttu. Şimşek, Bloomberg HT'ye verdiği özel röportajda, Orta Doğu'daki şokların uzaması halinde farklı araç setlerini değerlendirebileceklerini belirtti ve brüt rezervlerin 162 milyar dolar seviyesinde olduğunu vurguladı. Ayrıca, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BB- olarak teyit ederken, görünümünü "pozitif"ten "durağan"a çevirdi. Türk Lirası'nın reel değeri ise Mart ayında 104,61'e yükselerek 2025 başından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Ticari kredi faizleri de yüzde 42,3 ile son sekiz ayın zirvesine çıktı.
Küresel cephede ise ABD Başkanı Donald Trump'ın Pakistan arabuluculuğuyla İran ile iki haftalık ateşkesi kabul ettiğini duyurması dikkat çekti. Bu ateşkesin, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı güvenli bir şekilde açması şartına bağlı olduğu belirtildi. İran ise Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemilerin olası mayın riskine karşı Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlamasını istedi.
ABD Merkez Bankası (Fed) tutanakları da piyasaların odağındaydı. Tutanaklar, İran'daki savaşın ekonomi üzerinde çift yönlü riskler yarattığını, Fed yetkililerini faiz indirimi ile artışı arasında zor bir dengeyle karşı karşıya bıraktığını ortaya koydu. Enflasyona yönelik yukarı yönlü riskler ile istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin aynı anda arttığı ifade edildi.










